cidetr'ye Reklam Ver!
Geri git   Cide Yöresel Platform > Türklük Ve İslamiyet > İslamiyetle İlgili herşey > Dini Konular
Kendini Tanıt Şifremi Unuttum Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Cezalı Üyeler Bütün Forumları okunmuş kabul et

Dini Konular Her Türlü Dini Konular Buraya

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 12-22-2007   #1 (permalink)
Unutulmazlar
 
turuncu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: bursa
Yaş: 21
Mesajlar: 325
Ettiği Teşekkür: 359
116 Mesajına 272 Kere Teşekkür Edlidi
Konular: 139
Tecrübe Puanı: 2 turuncu is on a distinguished road
Standart Eyvallah Kelimesinin Anlamı

Tasavvufî kültürün en latif tabirlerinden biri olan ‘eyvallah’, çoğu

kimseler tarafından yerli yersiz,

gelişigüzel kullanılmasına rağmen yine

de işitildiğinde veya söylenildiğinde ruhlara serinlik ve rahatlama

bahşeden tılsımlı bir söz.

Mânevî terbiyeyi insanî hayatta nakış nakış

işleyen ve inceleyen tasavvuf,

bu hassasiyeti konuşma üslûbunda da

göstermiştir.

Eyvallah, üç ayrı kelimeden oluşan Arapça bir cümle. ‘Ey’ veya ‘-iy’,
‘evet, tabii’ gibi anlamlara gelir.

Bilhassa vav’la beraber kullanıldığında

dilimizdeki ifadesiyle ‘aynen öyle, tastamam’ gibi manaları içine

almaktadır. ‘Tamam, peki’ manasına pratik Arapça’da halihazırda

‘eyva’ şeklinde söylenişine halkımız aşinadır. Bazen ayvaa olarak

müstehzi bir edayla fevkalade kötü taklitlerini de duyduğumuz bu

kelam esasında Allah lafzı düşünülerek

bizdeki eyvallah’ın Araplardaki

söyleme tarzıdır. “Ve” harfine gelince. Sadece gramer açısından

incelendiğinde en az on iki ayrı işlevi olan bu harfi,

kültürel boyutuyla

ciltlerle kitapla ifade etmek mümkün

Bu tabirde geçen “vav” için çeşitli fikirler öne sürülmüş. Bazıları

cevabı kuvvetlendirmek için,

bazıları da yemin manası için

kullanıldığını öne sürmüşlerse de maiyyet yani

beraberlik bildirmek için

kullanıldığı fikri ağır basmıştır.

İkinci kelime olan “Allah” ki daha çok

lafzatullah şeklinde ifade edilir.

Cenab-ı Hakk’ın yüzlerce ismi olmasına rağmen Allah ismi gibisi

yoktur. Çünkü ‘Zât-ı Ehadiyyet’in kendisini

tesmiye ettiği isimdir. Öyle

bir zat ismi ki, semavî kitapta beyan edilen

bu isim etimolojik olarak

bile incelense, eşi benzeri olamayan

bir kelime olarak kalmayıp, ayrıca

ikiliği ve çoğulluğu kabul etmeyen bir yapıya sahiptir. Sadece içinde

geçen lafzatullah bile eyvallah’ın alelade kullanılmamasına yeter bir
sebeptir. Belki de gündelik Arapçada eyvaa olarak ifade edilmesi

bundan kaynaklanıyordur.

“Eyvallah”ın yukarıda geçen manasıyla beraber tasavvuftaki ıstılâhî
sahasını mülahaza edersek bu gerçek daha bariz bir hal alacaktır.

‘Hakla kabul ettik, haktandır’ manasını ihtiva ettiğinden eyvallah,

sufîyyede hemen hemen her halde zikredilir, bir virddir adeta. “Her

tecelli eden, mademki Cenab-ı

Hakk’ın takdiri ve muradıyladır, o halde

hakla kabul ettik, eyvallah.

Şu anda anlayabildiğime, yahut sonra

idrak edeceğim irfana şimdiden eyvallah.

Güzel-çirkin diye tavsif

ettiğimiz velakin hepsinde gizli ve

aşikar olan hikmete gördüğüm

görmediğim esrar-ı ilahiyeye eyvallah.”

“Eyvallah”ın ruhuna nüfuz edebilirsek

içinde samimi bir tasdik havası

barındığını fark edebiliriz.

Samimi, içten kabulleniş ancak muhabbetle

olur. Zaten din de bu muhabbetin tesiri içindir.

Öteki türlü, inanç

sistemini sadece bir dizi ameller olarak

algılamak ki menzile yani o

rızaya asla ulaştıramaz.

İkilik de burada başlar,

bu muhabbet olmazsa

her muhatap kalınan emrinde o

bir sen olmuş olur ki,

kişi bu durumda

ibadet ederken ikilikten kurtulamaz.

Halbuki muhabbetle teslimiyet

gerçek birliği sağlar.

Eyvallah böyle bir halin nişanesidir. Bu mefhum

ile alakalı Kitap’tan ve sünnetten pek çok örnek vardır.

Mesela Bakara Sûresi’nde anlatılan

Hz. Mûsâ (as)’nın kıssasında; Hz.

Mûsâ (as) kavmine

Hz. ‘Allah’ın bir inek kes’ emri verdiğini

söylediğinde onlar,

“Sen bizimle alay mı ediyorsun” diye karşılık

verirler. Mûsâ (as)’nın işin ciddi olduğunu belirtmesi de ikna

olmalarına yetmez.

“Bu ineği bize anlat, rengi nedir, neye benziyor,

şöyle mi böyle mi?” gibi sorularla işi yapmamak için kırk dereden su
getirirler. Maide Sûresi’ndeki kıssaya göre ise önce Allah’tan doymak
için rızk isterler, kendileri kudret helvası ve bıldırcın eti ile

nimetlendirilmeleri ve bu mucize karşısında

sayısız hamd ü sena edip

Hak Teala’ya şükredecekleri yerde, ‘bu sofrada soğan, sarmısak yok’
diyerek onda bile kusur bulurlar. Anlaşılan ne emirlere karşı ne de

nimetlere karşı eyvallah diyerek

bir teslimiyet göstermezler. Zaten bu

gibi hususlarda çok fazla itiraz etmelerinden dolayı Cenab-ı Hakk’ın

Yahudi şeriatını çok ağır kıldığını söylemişlerdir.

Kur’ân-ı Kerîm’de ve

hadis-i şeriflerde geçen bu ve benzeri

misaller tecellileri eyvallah ile

kabullenemeyişin Mevlâ’sı ile kulu arasındaki muhabbet bağını nasıl
kopma noktasına getirdiğini ibretle göstermektedir.


Dinî kaynaklarda ve kültürümüzde ahlâkî güzellikte numune teşkil

edebilecek âbidevî şahsiyetlerin hep eyvallah’ın o tasdiki ruhuna

ermeleriyle bu derecelere nail olduklarına işaret vardır.

İnsan birçok musibete ‘ben’ belasından,

çekişmekten dolayı uğramaz

mı? Başka bir ifadeyle inayet-i Hak’la,

halkla yaşamayı kendisine şiar

edinerek eyvallah’ı vird edinen

kolay kolay gaflete, hırsa, kavgaya

düşer mi? Adım adım benlikten kurtulmaya basamak olan eyvallah,

hak suretinde bâtılın ayrılmasına vesile olduğu gibi, haktan ve hak

ilminden ayrı düşmeye de lâzım bir virddir. “Kişi böylesi bir hakikat

rehberine erişirse, eyvallah’a iyi tutunmalı der” sofiler. Hz. Mûsâ

(as)’nın Cenâb-ı Hızır ile olan arkadaşlığı

bu mevzuya pek güzel misal

teşkil eder. Bir zata sormuşlar:

“Her şeye eyvallah, peki gafilin

gafletine de mi eyvallah?” Cevaben, “Gaflete eyvallahımız yoktur;

fakat gafil bir kimse gördüğünde, ‘Bu, benim halim de olabilirdi; ama
Cenâb-ı Hak şu an beni muhafaza etti.’ diye tefekkür edersin. Ve

ibretle eyvallah dersin.” demiş. “Peki, yanlış olan şeyi nasıl

düzelteceğiz?” diye sormuşlar. O zat devamla, “Kendi acizliğini

hatırına getirerek karşısındakini ikna etmen

daha kolay olur, sen kendi

egonu aradan çıkarırsın, böylece sözünün tesiri olur.” diye

cevaplamış. Cenâb-ı Pir Mevlânâ

Celaleddin-i Rumi (kds)’nin oğlu

Sultan Veled, şahane bir beytinde bu güzellikleri özetlemiş:


“Bize ne irs-ı peder, ne servet ü ne cah kalmıştır,

Şuûr-ı hikmete karşı bir eyvallah kalmıştır”


(Bizlere babamızdan maddi bir miras, büyük bir servet ve makam
kalmadı. Bizlere kalan bunlardan çok daha kıymetli, bizleri evvelkilerinmevkiine erdiren Hakk’ın hikmet tecellilerini eyvallahla karşılama hali kalmıştır.)
__________________
turuncu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
turuncu Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Mehmet37 (12-22-2007), selenay (12-22-2007)
Alt 12-22-2007   #2 (permalink)
selenay
 
selenay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Konular: 1609
Standart

paylaşım için teşekküler
  Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2007   #3 (permalink)
Özel Üye
 
Cideli57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: izmir karşıyaka
Yaş: 51
Mesajlar: 5.510
Ettiği Teşekkür: 534
1.053 Mesajına 1.204 Kere Teşekkür Edlidi
Konular: 3
Tecrübe Puanı: 7 Cideli57 is on a distinguished road
Standart

Kardeşim bizleri aydınlattığın için teşekkürler
__________________
Zoru yaşamayan kolayın kıymetini bilmez
Cideli57 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-11-2008   #4 (permalink)
Yönetici
 
Harun37 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul / Cide
Yaş: 34
Mesajlar: 2.072
Ettiği Teşekkür: 587
323 Mesajına 528 Kere Teşekkür Edlidi
Konular: 272
Tecrübe Puanı: 10 Harun37 is on a distinguished road
Standart

Paylaşım için teşekkürler eline sağlık.....
Harun37 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-12-2008   #5 (permalink)
Özel Üye
 
_fatih_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: istanbul
Yaş: 16
Mesajlar: 46
Ettiği Teşekkür: 0
10 Mesajına 10 Kere Teşekkür Edlidi
Konular: 10
Tecrübe Puanı: 0 _fatih_ is on a distinguished road
Standart

eywallah
_fatih_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Etiket :




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
eyvallah Denizbey81 Şiirlerimiz 3 07-24-2008 09:12 AM
Türk Kelimesinin Anlamı Selçuk37 Türkler Hakkında Herşey 1 04-04-2008 02:58 PM
Ne Anlamı Var...!!! Nurçin Flaşlı Animasyonlu Şiirli Resimler 1 03-05-2008 05:23 PM
Cadı kelimesinin kökeni ... Selçuk37 Genel Sohbet Bölümü 2 11-11-2007 12:06 AM
Allah kelimesinin sırrı ortaya çıktı okuyunuz Gürenli Genel Sohbet Bölümü 2 07-05-2007 03:00 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:13 AM .


Telif Hakları vBulletin v3.6.8 © 2000-2009, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Mehmet37 •CideTR.Com ® 2008 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Alıntı Yapmak Yasaktır•
Tema Düzenleme Mehmet37
Sponsor Reklam
cidetr'ye Reklam Ver!
cidetr'ye Reklam Ver!