cidetr'ye Reklam Ver!
Geri git   Cide Yöresel Platform > Genel Forum > Hikayeler
Kendini Tanıt Şifremi Unuttum Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Cezalı Üyeler Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 11-22-2007   #1 (permalink)
Özel Üye
 
yetiş abla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Nerden: kastamonu
Yaş: 20
Mesajlar: 234
Ettiği Teşekkür: 254
90 Mesajına 156 Kere Teşekkür Edlidi
Konular: 41
Tecrübe Puanı: 2 yetiş abla is on a distinguished road
Standart beni ağlatan yazı

SANA İTİRAFIM VAR

Bana hayatın anlamını öğreten güzel çocuk, seni yazmak
istedim bu gece…
Ay, az önce uzattı başını pencereden; kaldırıp başımı
şöyle bir gökyüzüne baktım. Yalnızlığım vardı şu sol yanımda,
bir de sekiz sene önce bırakıp geldiğim anılarım. Yıldızlar
dizi dizi gökyüzünde, öyle parlak ki bu gece. Gözlerin geldi
aklıma: bana insanlığı hatırlatan sözlerin. Güzel meleğim,
nasıl unutabilirim ki seni… Garip biliyorum ama belki de
sen benim en onurlu öğretmenimdin.
Anımsadın mı beni? Yıl 1998, diploma almanın, annemin
tabiriyle adam olmanın sevinci vardı üzerimde. Evet ya,
büyümüştüm, okumuştum da adam olmuştum. Bir yanım
para kazanma hırsıyla dolu öylesine haylazken; öbür yanım
insanlığa hizmet etmenin haklı gururunu yaşıyordu. En büyük
armağanda belki de bu meslek, tanrı tarafından sunulan.
Sermayem çocuklarımda, ama inan ki; ben de en az senin
kadar çocuktum bu hayatta. Hasret denen o acı şey hep şu
yanımdaydı. Tüm sevdiklerimi geride bırakarak gelmiştim
bu şehre. Çok benziyorduk birbirimize aslında; senin umutların
vardı geleceğe dair; elma şekerine benzeyen düşlerin.
Benimse para kazanmak uğruna geride kalan hayallerim…
Annemin ellerini öperek çıkmıştım yoluma. “Allah’a
emanet ol yavrum. Çocuklarına asla kızma.” Hiç unutmadım
bu sözü, hiç unutmadım… Ne güzel bir duyguydu öğretmen olmak, ne onurlu bir şeye sahiptim. Anne olamamıştım belki ama ben yüzlerin, binlerin en değerli hazinesiydim. Yüzüm biraz solgun olsa; anlardın halimden, bilirdin yanlış giden bir şeyler olduğunu. Güldüğümde gülerdi gözlerin, güneşin
parıltısı düşerdi yüreğine. Ne ekmek, ne para ne de başka
bir şey. Sen benden o masum yüreğinle sadece biraz şefkat
beklerdin. Öyle büyüktüm ki senin gözünde; öyle erdemli,
söylediklerin kanun gibiydi o küçücük sözlüğünde. Derse
başladığımda öyle hayranlıkla izlerdin ki; belki de öğretmeninden
çok gizli bir kahramanındım senin. Her şeyi bilirdim
ben; her şeyi anlardım, bakışlarından hissederdim çocuklarımı…
Affet beni, ne olur bağışla küçüğüm. Ben anlayamadım
seni…
Hatırladın mı? Kar yağmıştı Isparta’ya, lapa lapa kar. Beyaza
bürünmüştü tüm sokaklar, dağlar, ovalar. Ne heybetli
görünüyordu şu Davraz. Tipi vardı dışarıda. Ellerin sıcaksa
sırtında pek, kim anlar kemiklere işleyen soğuğu, söyle kim
bilir?
Sınıfa girdim. Yine her zamanki gibi selâmlaştık. Bizim
meslekte oturmak yok bilirsin; hakkını vermelisin aldığın
paranın.
Ayağa kalktım dersi anlattım. Yine dinledin beni, masumca
oturduğun o sıradan. Seni kaldırdım tahtaya. Her
zamankinden farklı bir ifaden vardı. “Kalkmak istemiyorum!”
dedin. İnanamadım küçüğüm. Beni çiğneyip geçmene
inanamadım. Sinirlendim, tekrar söyledim adını, “tahtaya
kalk!” Gözlerin doldu, ama kalkmadın. Ne acı ki gururuma
yenildim. Ben, her şeyi anlayan öğretmenin ben; yokluktan
üşüyen onurunu hissedemedim. Kalktın; evet kalktın; bir
damla düştü gözlerinden yanıma geldin, gözlerime baktın.
Israr etmesem konuşmayacaktın biliyorum. Usulca yaklaştın,
kulağıma fısıldadın. Hâlâ kulaklarımda o sözün “Öğretmenim,
ayakkabılarım yırtık, çoraplarım gözüküyor. Arkadaşların
görmesinden utandım; o yüzden kalkmadım…”

Bilir misin? Kurşun, insanı bir kez öldürür; ben o an binlerce
kez öldüm. Herkes baktı sana, sen o kadar onurluyken.
Herkes gördü yamalı çoraplarını; ben o kadar asi ve anlayışsızken.
Affet Meleğim, dedim ya kaynayan bir aşın varsa evde;
üç beş kuruş parada varsa cebinde, kralı oluyorsun bu evrenin.
Gözlerine perde iniyor ansızın; ya görmüyor gözlerin; ya
da görmek istemiyor, insanlıktan soyutlanmış yüreğin. Sen
yine oturdun usulca. Kolay mı dersi anlatmak, senin o küçücük
ayakların kar sularıyla dolmuşken; o yalan bilmeyen
dilin, yoksulluğa isyan ederken. Ne kadar dinlerdin anlattıklarımı,
bunca insanın arasında ezik düşmüşken. Teneffüstü,
herkes dışarı çıktı. Kalmanı istedim, ağladın. Öyle ağladın ki,
nehirler dile gelirdi gözyaşlarında; Ağrı Dağı isyana dururdu.
Sarıldın sıkıca, biliyor musun? Bir daha hiç kimse öyle
sarılmadı bana. Bakıştık birbirimize, anayla oğul gibi; sonra
ağlayışımıza güldük. Güneş vurdu yüzüne, o simsiyah gözlerin
parladı yine. Cebimden para çıkarıp sana uzattım. Yeni
bir ayakkabı al diye; öyle onurluydun ki almadın. Sonra bir
hikâye anlattım; inandın bana. “Söz veriyorum öğretmenim.”
diyerek aldın. Biliyor musun? Ben o gece hiç uyumadım.
Defalarca sorguladım kendimi. Koluma çantayı takıp, okul
bahçesinde tur atmanın öğretmenlik olmadığını; o gün anladım.
Sıcacık evimin odasında, hayata dair şiirler yazarken;
öğretmenliğin tahta başında kalmadığını, ben seninle öğrendim
güzel çocuk. Ben, hayatı yeniden seninle keşfettim. Ertesi
gün daha da büyük bir şoktu hayatımda. Gülümseyerek
öğretmenler odasına girdin; beni çağırdın. Gözlerindeki o
parıltı vardı ya; yeniden doğdum o ışıltınla. Ayakkabılarını
gösterdin bana; ümitlerin kadar parlaktı ayakkabıların. Giderken
elime bir miktar para tutuşturdun.
“Bu ne?” dedim. Pahalı olmaması için ayakkabılarını pazardan
aldığını söyledin ve kalan parayı da bana getirmiştin.

Sen ne asildin güzel çocuk; sen ne asildin… Kim öğretmişti
sana bu kadar masum ve dik olmayı. Ben mi öğretmenindim
senin; yoksa bana insanlığı öğreten sen mi?
Aradan tam sekiz sene geçti. Ben seninle büyüdüm, olgunlaştım,
yenilendim. Kim bilir hangi yıldızlar ülkesindesindir
şimdi. O minik ellerin, kiminle paylaşıyor gecenin soğuğunu;
kimlerle bölüşürsün yarım ekmeğini… Ben, seni bıraktığım
çizgide ama bambaşka bir paraleldeyim artık. Sınıfa
girdiğimde, daha içten bakıyorum çocuklarımın gözlerine.
Ne istediklerini onlara sormadan anlayabiliyorum. Unutmadan,
bir fazla almak yerine, ben de senin gibi bir eksik
alıp, kalanı onlarla paylaşıyorum. Hâlâ yalnızlığım var şu sol
yanımda; bunu bana sen öğrettin küçük öğretmenim; ben,
yalnızlığımı da utanmadan insanlarla paylaşıyorum…
Anladım ki ; kitaplardan öğrenilmiyor her şey. Sana binlerce
teşekkür, bana içtenliği, onuru, paylaşmayı, her şeye
rağmen dürüst ve ayakta kalmayı kısacası; insan olmayı öğreten
KARA GÖZLÜ MELEK.
Filiz NAMLI
yetiş abla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
yetiş abla Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Bilgehan (11-22-2007), Harun37 (10-15-2008), Mehmet37 (10-15-2008), Recep (11-22-2007)
Alt 10-15-2008   #2 (permalink)
Yönetici
 
Harun37 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul / Cide
Yaş: 34
Mesajlar: 2.082
Ettiği Teşekkür: 590
324 Mesajına 529 Kere Teşekkür Edlidi
Konular: 272
Tecrübe Puanı: 10 Harun37 is on a distinguished road
Standart

paylaşım için teşekkürler....
__________________
""Bir Ağaçtan Bir milyon Kibrit Çıkar Bir Kibrit Bir Milyon Ağacı Yakar""





İşimiz,Gücümüz Paylaşmak...!!!
Harun37 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Etiket :




Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
yazı tura Recep Karikatür Resimleri 6 6 Gün önce 04:40 PM
Hz.Ömeri Ağlatan Çocuk turuncu İslami Sözler & Nasihatlar 2 10-27-2007 08:27 PM
Saydam Yazı Yazalım!! Mehmet37 Grafik Tasarım, Resimler ve Editör Programları 0 06-30-2007 10:58 PM
ATATÜRK'ü Ağlatan Olay . . . danıs Atatürk 0 06-08-2007 01:57 AM
okunması gereken bir yazı cadıkız Hikayeler 2 06-04-2007 04:57 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:59 AM .


Telif Hakları vBulletin v3.6.8 © 2000-2009, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Mehmet37 •CideTR.Com ® 2008 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Alıntı Yapmak Yasaktır•
Tema Düzenleme Mehmet37
Sponsor Reklam
cidetr'ye Reklam Ver!
cidetr'ye Reklam Ver!